Dışarda tabiat mevsimin en çıngıraklı ayındadır bizim kucağımız terk edilmiş bir yatak gibi kirli soğuk o birkaç defa kartal gibi gitti kartal gibi döndü çığlıklarını değil kırbaç sesini duyduk biz duvarız neyleyelim gözlerimiz ağlamayı bilmez onu bir gece sabaha karşı büsbütün götürdüler kendi gitti ismi kaldı yadigar bağrımızda o zaman mayıstı yağmurlar başımızda
ya biz idam duvarıyız karşımızda çok insan öldürdüler onlar hep döküldübiz hep ayakta kaldık temelimiz kanla beslendi ama nedense uzamadık öyle bakmayın bu yaralar şerefli yara değil getirirler vururlar biz öyle dururuz yağmurlar gözyaşı bulutlar mendil elimizden ne geldi de yapmadık ah öyle bakmayın utanırız kahroluruz
Hanidir arardım ıssız, izbe köşelerde Bir kalıntı, bir imge... Çok da yaklaştım bir keresinde Nefesim ensesinde Buldum sanmıştım Neyse yine yanılmışım... Şimdi mi? Aramaktan vazgeçtim... (hem de sonsuza dek...)